×

Bilgilendirme!

Söz konusu bilgiler kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.

 
Obezite Nedir ?
 
Obezite, yağ dokularında sağlığı bozacak düzeyde anormal ve aşırı miktarda yağ birikmesidir. Genellikle yemeklerle günlük harcanan enerjiden daha çok kalori alınmasıyla meydana gelir. Bunun dışında genetik, metabolik faktörler, sosyoekonomik faktörler, yaşam biçimi ve ilaçlar da obeziteye etkili faktörler arasındadır. Günümüzde özellikle gelişmiş ülkeler başta olmak üzere her toplum için önemli bir sağlık sorunu haline gelmiştir. Morbid obezite, ölüme neden olan hastalıkların önlenebilir sebepleri arasında sigara ile birlikte ilk iki sıra içerisinde yer almaktadır. Obezitenin neden olduğu ya da kötüleştirdiği bir çok hastalık bulunmaktadır. Bunlar arasında kalp ve damar hastalıkları, tip 2 diabetes mellitus (Şeker hastalığı), gastroözofageal reflü, astım, yüksek kolesterol, eklem sorunları, hipertansiyon, uyku apne sendromu sayılabilir. Obezitenin hesaplanmasında boy ve kilo değeri üzerinden yapılan Vücut Kitle İndeksi (VKİ) – Body Mass Index (BMI) hesaplaması kullanılır: Dünya Sağlık Örgütü tarafından VKİ 30'un üzeri obez, 40'un üzeri morbid obez, 50'nin üzeri süper obez olarak kabul edilir. 
 
Obezite Cerrahisi (Bariatrik Cerrahi) Nedir ?
 
Diyet, egzersiz ve farmakolojik (ilaçlar) tedavilere rağmen kilo veremeyen ya da verdikleri kiloları geri alan; özellikle morbid obez hastaların kilo vermelerini sağlamak ve yaşam kalitesini artırmak amacıyla uygulanan en etkili tedavi yöntemidir. Bariatrik cerrahinin en önemli hedefleri; kilo kaybının oluşması ve bunun uzun zaman korunması, yaşam kalitesinin iyileşmesi ve obeziteye bağlı hastalık ile ölüm oranlarının azalmasının sağlanmasıdır.Bu amaçlarla obezite cerrahisine aday olan hastalar ameliyat öncesi kapsamlı değerlendirmelere tabii tutulurlar ve ancak bunların sonucunda uygun olan hastalara ameliyat önerilir. Bu değerlendirmeler cerrah,endokrinoloji uzmanı, psikiatrist ve diyetisyen başta olmak üzere gerektiğinde kardiyoloji, göğüs hastalıkları uzmanı gibi birimlerden hekimlerce oluşturulan bir ekiple multidisipliner bir yaklaşımla yapılmaktadır. Obezite cerrahisi adayı hasta, sağlık sorunlarının, beslenme alışkanlıklarının, beslenme ve klinik durumunun, ruh hali ve yeme davranış bozukluklarının tespiti için psikolojik bir değerlendirmeden geçirilmesinin ardından uygun cerrahi teknik belirlenerek ameliyata hazırlanır. Bugün dünyada obezite cerrahisinde en sık laparoskopik sleeve gastrektomi(tüp mide ameliyatı) ve laparoskopik gastrik bypass(mide bypass ameliyatı) yöntemleri uygulanmaktadır.
 
 
Sleeve Gastrektomi(Tüp Mide Ameliyatı)
 
Dünyada obezite cerrahisinde en çok tercih edilen yöntemlerden biridir. Ameliyat laparoskopik (kapalı), robotik (kapalı) veya açık olarak yapılabilmektedir. En sık laparoskopik yöntem kullanılmaktadır. Operasyonda midenin % 70  kadar kısmı çıkarılır. Kalan mide yemek borusunun devamı gibi tüp şeklinde kalır. Bu ameliyatla birlikte midenin hacmi küçültülerek hem hastanın kalori alımını azaltmak hem de çıkarılan fundus bölümünden salınan iştah hormonu olan Ghrelin salınımını engelleyip iştahı azaltmak amaçlanır. Ameliyattan sonra 3-4 gün hastanede yatış sonrası herhangi bir komplikasyon gelişmemesi durumunda hastalar taburcu edilir. Hastalar ortalama 1 ay boyunca sıvı ve yumuşak gıda tükettikten sonra normal gıdayla beslenmeye başlayabilir. Ameliyat sonrası ilk iki yıl içerisinde uygun diyet ve fiziksel egzersizle fazla kiloların yaklaşık % 70 - 80 ini verebilmek mümkündür.
 
 
Roux En Y Gastrik Bypass (Mide Bypass)
 
Obezite cerrahisinde yine çok tercih edilen yöntemlerden biridir. Ameliyatta mide biri büyük diğeri küçük olmak üzere iki parçaya ayrılır. Oluşturulan yeni  küçük  mide (30 -50 ml) ile ince bağırsak kalan mide ve onikiparmak bağırsağı atlanarak (by pass edilerek) yeniden birleştirilir. Midenin buradaki hacminin küçük olması daha az gıda ile doyma hissinin sağlanması amacını taşımaktadır. Daha sonra by pass edilen mide ve onikiparmak bağırsağına ait salgılar ikinci bir  bağlantı ile yeniden sindirim sistemine katılırlar ve ameliyat tamamlanır. Bu ameliyattaki iki bağlantı noktası arası 75 – 150 cm olarak bırakılarak ağız yolu ile alınan gıdanın daha az emilmesi sağlanır. Böylece hem metabolik hem de besin alımını kısıtlayıcı cerrahi uygulanmış olur. Ameliyattan sonra 3-4 gün hastanede yatış sonrası herhangi bir komplikasyon gelişmemesi durumunda hastalar taburcu edilir. Hastalar ortalama 1 ay boyunca sıvı ve yumuşak gıda tükettikten sonra normal gıdayla beslenmeye başlayabilir. Hastalar 1.5-2 sene boyunca kilo vermeye devam eder ve uygun diyet ve fiziksel egzersizle fazla kiloların 70-80% inin kaybı sağlanabilmektedir. Gastrik bypass uygulanan hastaların ömür boyunca günlük multivitamin, kalsiyum ve demir takviyeleri almaları gerekebilir.