×

Bilgilendirme!

Söz konusu bilgiler kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.

 
Özofagus (yemek borusu), yutaktan başlayarak mideye kadar uzanan tüp şeklinde kas yapıda bir organdır. Ağızdan alınan yiyecek ve içeceklerin ağızdan mideye taşınmasında görevlidir. Ortalama 25cm kadar uzunluktadır. Özefagus boyunca, yemek yenmediği zaman yemeğin yukarı kaçmasını önleyen özelleşmiş kaslar vardır ve bunlara sfinkter adı verilir. Alt sfinkter yetmezliğinde gastroözofageal reflü gelişebilir. Özofagus hastalıklarında genel olarak görülen iki belirti vardır: disfaji (yutma güçlüğü) ve sırt/göğüs ağrısı. 
 
Özofagus Kanseri
 
Özofagus kanseri görülme sıklığı dünya üzerinde oldukça çok değişiklik gösterir. 2 Çeşit özofagus kanseri vardır. Bunlardan biri özofagusun kendi iç duvarından kaynaklanan skuamöz hücreli kanserdir.  Genel olarak orta ve üst özofagusta görülür. Diğeri ise adenokanser olup kronik reflüye bağlı sıklıkla özofagusun mide ile birleşim yerinden, alt ucundan gelişir. 
 
Risk Faktörleri
 
İleri yaş: 60 yaş sonrasında özefagus kanseri görülme sıklığı artar
Erkek cinsiyet: erkeklerde özofagus kanseri görülme sıklığı 3 kat daha fazladır
Sosyal / Ekonomik / Etnik dağılım: Skuamoz hücreli karsinomlar sigara ve alkol kullananlarda, aşırı sıcak gıda tüketiminin sık olduğu bölgelerde, Asyalılarda ve Afrika kökenli Amerikalılarda daha sık görülürken adenokarsinomlar obezite ve reflü ile ilişkilendirilmekte ve beyaz ırkta daha sık görülür.
Sigara kullanımı
Alkol alımı
Barrett özofagus: Barrett özofagus; alt özofagusun kronik olarak mideden gelen asit reflüsüne bağlı hücre tipinin değişmesidir.
Human Papilloma Virus (HPV)
Kimyasallara maruziyet: kostik maddelerin yutulması gibi
Akalazya, Tylosis, Plummer Vinson  
 
Belirtileri
 
Özofagus kanseri belirti ve bulguları geç vermesi nedeniyle tanı konması gecikebilecek bir hastalıktır. Bu nedenle tanı konduğunda kanser ileri evrede olabilir. İlk belirti genellikle yutkunmada güçlüktür. Tümör büyümesiyle yiyecek veya içeceklerin yutulması zorlaşır ve ağrılı olabilir. Özofagus kanserinin diğer belirtileri ise; göğüste veya sırtta ağrı, kilo kaybı, kanama, dışkılamada koyu renk görülmesi, öksürük, ses kısıklığıdır.
 
Tedavi 
 
Tüm kanserler gibi özofagus kanseri de tanı konulduktan sonra evrelenmesi yapılmalıdır. Çevre doku yayılımları, lenf bezi sıçramaları veya uzak organlara sıçrama yapması (metastaz) gibi durumlara bakılarak evrelendirmesi yapılır. Ve hastalığın evresine göre tedavi verilir. Cerrahisi minimal invaziv olarak (kapalı yöntemle) veya açık yöntemle yapılabilir. Güncel olan daha sıklıkla uygulanan yöntem laparoskopi ve torakoskopi nin kullanıldığı minimal  invaziv yöntemdir. Cerrahi olarak özofagusun kanserli kısmı çıkarılır. Çıkarılma işlemi sonrasında mide ya da kalın barsağın bir kısmı yukarıya göğüs kafesine çekilerek sindirim sisteminin devamlılığı sağlanır. Ameliyat öncesinde kemoterapi ve bazen beraberinde radyoterapi de uygulanarak ileri evre özofagus kanserlerinde küçültme sağlayıp cerrahiye elverişli hale getirilebilir. Ayrıca operasyon sonrasında da çıkarılan tümörün patolojik inceleme raporuna bakılarak sistemik olarak hastalara kemoterapi verilebilir. 
 
Özofagus Kanserinde Korunma 
 
Özofagus kanserinden genel olarak korunma için özel bir yöntem yoktur. Ancak risk faktörlerini ortadan kaldırarak korunma sağlanabilir. 
 
Akalazya 
 
Akalazya hastalığı, nadir görülen bir yemek borusu (özofagus) hareket bozukluğudur. Nedeni tam bilinmemekle birlikte, kendini yutma güçlüğü ile belli eder. Önce sıvı sonra katı gıdalara karşı yutma güçlüğü oluşur. Özofagus düz kasında hareket bozukluğu ve alt özofagus sfinkterinde gevşeme bozukluğu ile karakterizedir.
 
Belirtiler
 
Yutma güçlüğü: en sık ve en erken görülen belirtidir. Hastalar hem katı hem de sıvıları yutamaz.
Gıdaların ağza gelmesi
Kilo kaybı 
Göğüste yanma hissi veya ağrı 
Yemeklerden sonra öksürük 
 
Tanı
 
Hastanın semptomları ve fizik muayene sonrası akalazya tanısını desteklemek için aşağıdaki testler yapılabilir;
1. Endoskopi: ucu kameralı esnek bir cihaz yardımıyla yemek borusu ve karnınıza açılan kapakçığın doğrudan incelenmesidir.
2. Özefagogram (Baryumlu özefagus grafisi):  baryum adı verilen bir kontrast maddesi yutulurken, özofagusun hareketlerinin görüntülenmesidir.
3. Manometrik inceleme: basit bir basınç ölçme tüpüdür. Yemek borusunun sıvı veya katı gıdalara uyguladığı basınç miktarını ölçmeye yardımcı olur.  Manometri, yemek borusuna ve oradan da mideye gönderilir. Bu test ilgili kasların kasılmalarındaki basınç artışını gösterebilir.
 
Tedavi
 
Tedavideki amaç; özofagustan mideye geçişteki darlığı düzelterek belirtilerin ortadan kaldırılması ve normal beslenmenin sağlanmasıdır.
1. İlaç tedavisi: Başka tedavi yöntemlerinin uygulanamayacağı hastalarda ve asıl tedaviye hazırlanırken beslenmenin düzeltilmesi amacıyla kullanılır. Kalsiyum kanal blokerleri ve nitrat grubu ilaçlar ile düz kaslar üzerine gevşetici etkilerinden yararlanılır.
2. Botulinum Toksini Enjeksiyonu: Botoks, kasların kasılmasını engelleyen bir ilaçtır. Botoks, özofagus ile midenin birleştiği kapak açıklığını gevşetmek için bu kapaktaki kaslara enjekte edilebilir. Bu işlem endoskopi ile yapılır. Botoksun etkisi genellikle 3 ay ile bir yıl arasında geçer, bu nedenle ilaç etkisini yitirdiğinde işlemin tekrarlanması gerekebilir. 
3. Pnömotik Dilatasyon: Endoskopi yoluyla yemek borusunun içine bir balon gönderilir, yemek borusu ve mide arasındaki kapakçıktan geçirilir ve daha sonra şişirilir.
4.  POEM: Ağız yoluyla girilerek endoskopik olarak oluşturulan tünel ile yemek borusunun sorun oluşturan kaslarının kesilmesi işlemidir.
5. Cerrahi Tedavi: Kapalı ameliyat ile (laparoskopik) yemek borusu alt ucunu kaplayan ve yutma güçlüğüne esas olarak yol açan düz kas dokusu kesilerek ayrılır. Bu işlem ile %95'e varan oranlarda tedavi sağlanırken, sonrasında gelişebilecek mide asidine bağlı reflüyü önlemek amacıyla eş zamanlı fundoplikasyon (gastroözofageal reflü ameliyatı) yapılmasına imkan vermesi ile tüm endoskopik işlemlerden üstündür
 
Özofagus Benign (iyi huylu) Tümörleri
 
Özofagus iyi huylu tümörleri ve kistleri oldukça nadir görülür. İyi huylu olmalarına karşın özofagusu daraltmaları durumunda yine yutma güçlüğü, kanama, ağrılı yutma veya yiyecek artıklarının akciğer yollarına kaçması sonucunda zatürreye sebep olabilirler. Birçok çeşit iyi huylu özfogagus tümörü olmasına karşın bunlardan en sık görüleni Leiomyomlardır. Genellikle genç ve orta yaşlı erkeklerde daha sık görülür. Özofagus orta ve alt 1/3 kısmında, tek, düzgün sınırlı bir kitle olarak görülürler. Yavaş büyüme gösterir, genelde semptom oluşturmaz ve rastlantısal olarak saptanırlar. En sık saptanan semptomlar diğer özofagus rahatsızlıklarında olduğu gibi yutma güçlüğü, göğüs arkasında yanma veya ağrıdır. Tanı için endoskopi, endoskopik ultrasonografi (EUS) veya bilgisayarlı tomografi (BT) kullanılabilir. Tedavisi cerrahi olarak çıkarılmasıdır. Torakoskopik (kapalı) ya da açık yöntemle operasyon gerçekleştirilebilir.
 
Özofagusun Diğer Hastalıkları
 
Barrett Özofagus
 
Barrett özofagus, kronik olarak midedeki asitin özofagusa doğru kaçması ile özofagusun mide ile birleştiği yerdeki hücre tipinin değişmesiyle oluşur. Endoskopik olarak bakılarak tanısı konur. Barrett özofagus semptomları da diğer özofagus hastalıkları ile ortak olup, göğüs arkasında yanma, kusma, kusmayla birlikte kanama, katı yiyeceklerin zor yutulması, gece uykuda ağıza acı tat gelmesi şeklinde sayılabilir. Barrett özofagus gastroözofageal reflünün bir komplikasyonu olup tedavileri benzerdir. Barrett özofagusun riski özofagus kanseri gelişebilmesidir. Bu nedenle gastroözofageal reflüye yönelik medikal tedaviler uygulanabilir, medikal tedaviye yanıt vermeyen hastalarda cerrahi yapılabilir. Eğer tanı anında alınan biyopside displazi/neoplazi görülürse (kanserleşmeye meyilli hücreler) cerrahi yapılabilir. Cerrahi açık veya laparoskopik (kapalı) olarak yapılabilir.
 
Özofagus Divertikülleri
 
Özofagus divertikülleri; özofagusun bir katmanının ya da tamamının dışarı doğru cepleşmesine verilen isimdir. Bu cepleşmeler üst özofagusta olursa Zenker divertikülü olarak adlandırılır. Zenker divertikülü özofagus kasılma (motilite) sorunlarında oluşabilir. Zenker divertikülü semptomları: yutma güçlüğü, boğazda guruldama, regürjitasyon (yediklerin içtiklerin ağza gelmesi) veya besinlerin cepleşen dokuda beklemesine bağlı ağza kötü koku gelmesi olabilir. Tanı için baryumlu özofagus grafisi, endoskopi, tomografi, boyun ultrasonografisi ve özofageal manometri kullanılabilir. Zenker divertiküllerinin küçük veya semptomu olmayanlar takip edilebilir. Büyük veya semptomatik olanların tedavisi cerrahidir. Cerrahi endoskopik yöntemle veya açık yöntemle uygulanabilir. 
Diğer divertiküllerden biri  traksiyon divertikülleri olup özofagus ortasında bulunurlar genellikle semptom vermez ve tedavi ihtiyacı olmaz. 
Epifrenik divertikül ise hemen diyaframın üzerinde yer alan özofagusta cepleşme olup genellike akalazya gibi bir özofagus motilite bozukluğundan kaynaklanır. Bu yüzden cerrahi tedavisi divertiküle ve akalazyaya yönelik olup açık ya da laparoskopik (kapalı) yöntemle yapılabilir.